Beyoglu
50
ve 60’li yillarda Istanbullularin kravat takip, ayakkabilarini boyayarak
gittikleri Istiklal caddesi’nin ara sokaklari batakhanelerle doluydu.
Beyoglu bugün entellektüelleri bulusturan bir merkezdir.
Pera'dan Beyoglu'na
Asmali Mescit, nam-i diger Tünel’i Taksim Meydani’na
Istiklal Caddesi ve çevresindeki
sokaklar bambaska bir Istanbul sunar. Beyoglu’nun “Pera”
adiyla anildigi günlerde sosyetenin ugrak yeriydi. Alisverisler buralardaki
lüks magazalardan yapilir, cadde üzerindeki cafe ve pastanelerde
yorgunluk atilir, belki bir sinema veya tiyatroya gidilirdi.
Günbatimindan
sonra farkli bir görünüm kazanirdi Pera... Ünlü
kabadayilarin kol gezdigi, bilmeyenlerin girmekten çekindigi pavyonlarin,
randevuevleri ve batakhanelerin dizildigi karanlik arka sokaklari nice
ask öykülerine, cinayetlere, siradisi insanlara ve büyük
düslere tanik olmustu.
Pera,
degisen Istanbul ile birlikte farkli bir kimlik kazanarak “Beyoglu”
oldu. Alisveris merkezi özelligini korurken ünlü meyhaneleri,
kitapçilari, sanat galerileri ile kültürün de merkezi
oldu. Türk sinemasi burada dogdu ve bir sokaga da adini verdi. Degisen
Istanbul ile birlikte sinemacilar “Yesilçam Sokagi”ni
terketmedi. Figüranlar Kahvesi, halen rol bekleyen karakter oyuncularinin
bulustugu bir mekandir.
Beyoglu
Belediye Baskanligi, tarihi degisim süreci içinde kaybolan
bir görüntü olan Tramvaylari müzelerden çikartip
sefere sokmasiyla günümüz Beyoglu’su geçmisle
gelecegi bir arada yasatmaktadir.
|