istanbul-emlak-ilan.com                      anasayfa  |  emlak istek formu  |  iletişim

 AVRUPA YAKASI
 İstanbul Emlak İlan 1.Levent
 İstanbul Emlak İlanları 2.Ulus
 İstanbul Emlak İlan 4.Levent
 İstanbul Emlak İlanları Akaretler
 İstanbul Emlak İlan Akatlar
 İstanbul Emlak İlanları Alkent 2000
 İstanbul Emlak İlan Ataköy
 İstanbul Emlak İlanları Bahçeşehir
 Emlakçılar Satılık daire Bakırköy
 İstanbul Emlak İlanları Beylikdüzü
 İstanbul Emlak İlan Beyoğlu
 İstanbul Emlak İlanları Beşiktaş
 İstanbul Emlak İlan Emirgan
 İstanbul Emlak İlanları Esentepe
 İstanbul Emlak İlan Gayrettepe
 İstanbul Emlak İlanları Harbiye
 İstanbul Emlak İlan Kemerbugaz
 İstanbul Emlak İlanları Nişantaşı
 İstanbul Emlak İlan Sarıyer
 İstanbul Emlak İlanları Tarabya
 İstanbul Emlak İlan Yeniköy
 İstanbul Emlak İlanları Yeşilköy

 ANADOLU YAKASI
 İstanbul Emlak İlan Acarkent
 İstanbul Emlak İlanları Anadolu Hisarı
 İstanbul Emlak İlan Ataşehir
 İstanbul Emlak İlanları Bostancı
 İstanbul Emlak İlan Caddebostan
 İstanbul Emlak İlanları Çiftehavuzlar
 İstanbul Emlak İlan Erenköy
 İstanbul Emlak İlanları Fenerbahçe
 İstanbul Emlak İlan Göztepe
 İstanbul Emlak İlanları Kadıköy
 İstanbul Emlak İlan Kozyatağı
 İstanbul Emlak İlanları Suadiye
 İstanbul Emlak İlan Üsküdar







istanbul emlak ilanlari
üsküdar

anasayfa  |  emlak istek formu  |  iletişim


ÜSKÜDAR

Anadolu yakasinda, Kocaeli Yarimadasi’nin bati kesiminde yer alir, Üsküdar Ilçesi, doguda Ümraniye, güneyde Kadiköy ilçeleri, bati ve kuzeybatida Istanbul Bogazi, kuzeyde de Beykoz Ilçesi’ne komsudur. Ilçe bu sinirlar içinde 35 km’lik bir alan kaplar. Batisi denizdir. Kirsal yerlesmesi olmayan Üsküdar Ilçesi, 52 mahalleden olusur.1918 ve 1924’de ayri vilayet yapilan Üsküdar, 1926’daki yönetsel düzenlemeler sirasinda ilçe yapilarak Istanbul Vilayeti’ne baglandi. M.Ö. 7.Y.Y.’da bir Grek kolonisi olarak kurulan Halkedon’un (Kadiköy) iskelesi ve tersaneleri, bugünkü Üsküdar’in yerlestigi alanda bulunur ve buraya Hrisopolis (Altin Sehir) denirdi. Yörenin bu adla anilmasi çesitli biçimlerde yorumlanmaktadir. Pers isgali sirasinda Anadolu Yarimadasi’ndaki kavimlerden ve halktan vergi olarak toplanan altinlar buradaki hazinelerde saklandigi için yöreye bu adin yakistirildigi söylenmektedir. Bir baska yoruma göre, Agamemnon’un oglu Krizes kaçarak Anadolu’ya gelmis ve Üsküdar’da öldügü için sehir onun adiyla anilmistir. Kimileri de, günbatiminda evleri karsi yakadan yaldizli gibi göründügü için Üsküdar’a Altin Sehir adinin verildigini söylemektedir. Üsküdar adiysa, kimi kaynaklara öre Farsça “ulak” anlamina gelen “Eskudari”ten türemistir.1471’de Vezir Rum Mehmed Pasa tarafindan yaptirilan ve Pasa’nin adini tasiyan Tabhaneli Cami ve Türbe ile, günümüze ulasamamis olan medrese ve hamamin yani sira basta Kizkulesi, olmak üzere Üsküdar’da birçok tarihi eser bulunmaktadir.

Hrisopolis M.Ö.508'de Pers Krali Darius'un egemenligi altina girmis, M.Ö.410'da Atinali Alkibiades'in zaferiyle sonuçlanan deniz savasindan sonra bu komutan kent çevresine sur yaptirmis ve Bogaz'dan geçen gemilerden tasidiklari mallarin degeri oraninda geçis parasi almistir.Yazar Ksenophon, M.Ö.404 yillarinda On Binler'in hayatta kalanlarinin, Asya seferi dönüsünde Karadeniz kiyisi yoluyla Hrisopolis'e geldigini ve burada kaldiklari bir hafta boyunca ellerindeki ganimetleri bölge halkina sattiklarini anlatir. Büyük Iskender ve ardillarinin zamaninda Anadolu'nun kuzeybatisiyla birlikte Halkedon ve Hrisopolis de Küçük Frigya'nin sinirlari içindedir. Araplarin birçok kez kusatma girisiminde bulundugu Konstantinopolis'te karadan ve denizden gelen Müslüman askerlerin ilk hedefi ve karargahi Üsküdar olmustur. Harunü'r-Resid 782'de henüz halife olmadan Üsküdar önüne gelmis ve her yil burada kalmistir. 783'de Imparatoriçe Eirene'nin ordusuna yenilince, 70.000 altin vermeye zorlandigi bilinmektedir. Öte yandan kaynaklar, Anadolu'nun Türklerce fethinden sonra Danismendlilerden Turasan Bey'in Üsküdar'a kadar geldigini, Alemdagi'nda bir kale yaptirdigini ve Bizanslilarla çarpisirken kalesinin önünde sehit düstügünü yazmaktadir. Ne var ki, sözü edilen kaleye ait hiçbir ize rastlanmadigindan, bu bilgi dogrulanamamaktadir. Bizans döneminde küçük bir kasaba olarak varligini sürdüren Üsküdar, pek çok ihtilal girisiminde baslangiç noktasi olmus. Örnegin 963'de Nikeforos Fokas kendini burada imparator ilan ettirmis ve iktidari ele geçirmistir. Öte yandan 1097'de Haçli ordusu, ordugahini Üsküdar tepelerinde kurmus, izleyen Haçli seferlerinde de bölge, hep üs olarak kullanilmistir.

Sultan Orhan da (hd 1324-1361) Bizans'in Bitinya bölgesini aldiktan sonra, bu imparatorlugun kapisi sayilan Hrisopolis önlerine kadar gelmis, bunun üzerine III. Andronikos, topladigi askerleri buraya göndermis ancak yenilmistir. Bir süre sonra Bizans Prensesi Teodora ile evlenen Sultan Orhan'in 1348'de kayinpederi Imparator VIIoannes Kantakuzenos'u ziyaret etmek için Üsküdar'a geldigi ve beraberinde bulunan ailesiyle saray halkinin konaklamasi için Marmara'ya ve Üsküdar'in bugün de en vazgeçilmez simgelerinden sayilan Kiz kulesi'ne egemen bir noktaya büyük bir otag kuruldugu bilinmektedir. Sultan Orhan 1352'de Venediklilere yenildigi için, kendisinden yardim isteyen Ceneviz donanmasina destek amaciyla Kadiköy ve Üsküdar'a süvari kuvveti göndermis, böylece Bogaz'in bu kilit noktalarina yerleserek bir anlamda Istanbul'un fethinden 101 yil önce Kadiköy ve Üsküdar'i ele geçirmistir. I.Bayezid (Yildirim) döneminde (1389-1402), Istanbul'da bulunan Müslümanlarin davalarina bir Müslüman kadi'nin bakmasi karara baglanmis, böylece Türklerin egemenligi altinda bulunan Üsküdar'da da bir kadi görevlendirilmistir. Yildirim Bayezid'in ölümünden sonra yasanan Fetret Devri'nde Bitinya'daki yerler kaybedilince Türkler Üsküdar'dan uzaklastirilmissa da, I.Mehmed (Çelebi) tahta geçtikten sonra bu yerleri Bizanslilardan geri almis, böylece Türkler bölgedeki eski ticaret serbestligine yeniden kavusmuslardir. Istanbul'un fethinden sonra II.Mehmed (Fatih), Üsküdar'dan kaçan Rumlarin yerine Anadolu'dan gelen Türkleri yerlestirmistir.

Ancak Üsküdar'in fetih sirasinda 100 yildan beri Türklerin elinde olmasi ve karsilastirma yapmaya olanak verecek belgelerin bulunmamasi nedeniyle, fetihten sonra nüfusunun ne kadar arttigini saptamak mümkün olamamaktadir. II.Mehmed döneminde Istanbul'un iskan bölgelerinin yönetsel açidan 4 kadiliga ayrilmasiyla Üsküdar da bir kadilik olmus ve Galata ile Haslar kadiliklariyla birlikte Bilad-i Selase adi verilen üçlüyü olusturmustur. 1471'de Vezir Rum Mehmed Pasa tarafindan yaptirilan ve Pasa'nin adini tasiyan Tabhaneli Cami ve Türbe ile, günümüze ulasamamis olan medrese ve hamam, Üsküdar'daki en eski Osmanli yapilarindandir. Üsküdar'in Osmanli dönemindeki önemli bir özelligi de, her yil Mekke ve Medine'ye gidecek haci adaylarinin olusturdugu Surre-i Hümayun'un törenlerle buradan ugurlanmasidir. Haci adaylarini ve sultanin Mekke Serifine gönderdigi armaganlari tasiyan develerin olusturdugu uzun konvoyun yola çikmasi öncesinde düzenlenen törenler, Üsküdar'a büyük bir canlilik getirmistir. Bir yandan da Üsküdar, yasam yolculugunun sona ermesiyle ilgili izlerle yüklüdür. Gerçekten de, daha 14. Y.Y.'da olusmaya baslayan ve fetih sonrasinda tümüyle Müslüman kabristani haline gelen Karacaahmed Mezarligi buradadir. Mezarliga adini veren Bektasi büyügü Karaca Ahmed'in yanisira, pek çok tarikat seyhi, Üsküdar'da tekke kurmustur.

satılık daire bakırköy satılık ev bakırköy