Burgazada
Büyükada'ya
oranla daha sakin, daha dingindir Burgazada... Vapurla adaya yaklasirken
dikkatinizi ilk olarak kiyiya yanasmis su tankeri çeker... Burgazada
da digerleri gibi "tasima suyla" dönmektedir zira... Ardindan
iskele meydaninin hemen gerisindeki cami ve az ötesindeki kilise,
ada mozaigi hakkinda kabaca da olsa bir fikir verir.
Vapurdan çikar çikmaz bir parkla karsilasirsiniz. Sol tarafta
pastaneler ve kafelerin yan yana dizilidir. Sag tarafta ise fayton duragi,
arkasinda da Sait Faik'in evine çikan dar yolu görürsünüz.
Burgazada, ünlü Kalpazankaya'si ve Sait Faik'i ile ünlüdür.
Sait faik Müzesi;
Sait Faik'in müze
haline getirilen Burgaz Çayiri Sokak 15 numaradaki evi Pazar günleri
kapali, hafta içi 09.00-12.00 ve 14.00-17.00 arasinda, cumartesi
günleri ise 13.00'a kadar açiktir.
Iskeleden sonra, sag
taraftaki yol sizi Kalpazankaya'ya götürür. Dilerseniz
faytona da binebilirsiniz. Ama ruhunuzda biraz maceraperestlik veya doga
tutkunlugu varsa, farkli bir güzergah izleyebilirsiniz.
Burgaz Çayiri
sokak'tan yukari çikip, karsiniza gelen çamliktaki gecekondular
arasinda kivrilan dar yolu buldugunuz zaman dogru iz sürüyorsunuz
demektir. Yaya olarak yaklasik 40 dakika sürecek yolculugunuzun sonunda
adanin en yüksek noktasi olan Hiristo Tepe'ye varacaksiniz. Manastir
kalintilari arasinda kalan kiliseyi inceleyip geri baktiginizda taa asagilarda
vapur iskelesini kusbakisi görecek ve kisa süre içinde
nasil bu kadar yüksege çiktiginiza sasiracaksuniz.
Genis bir çayirlik
ve futbol sahasi, adanin en büyük piknik alanidir. Kalpazankaya'ya
gitmek için tepeden asagi dogru bir yürüyüse baslamalisiniz.
Toprak yolun kenarlarinda göreceginiz kocayemislerini keyifle yiyebilir,
"Ada'ya gitmenin kaniti ve isareti olan" katirtirnaklarini toplayabilirsiniz.
Toprak yol, biraz
sonra asfalt yolla birlesecek ve keyfiniz biraz kaçacaktir. Zira
ada çöplügüne giden yoldan geçen çöp
kamyonlarindan dökülen, saçilan posetler, pislikler ormanin
yesilligine aliskin gözleriniz tarafindan reddedilecektir!
Faytoncu atlarinin
otladigi gecekondu bölgesini geçtikten sonra yeniden agaçlarin
gölgeledigi düz bir yola çikacaksiniz. Ve, karsinizda
Kalpazankaya Kir Gazinosu...
Beyaz masalar ve plastik
sandalyeleriyle size nefis bir göz ziyafeti çekebilecek lokantada
soguk ve sicak mezeler, et ve izgara tavuk ile raki bulabilirsiniz. Fiyatlari
makul gelebilir. Kisi basi ortalama 3.5-5 milyon TL.
Ama asil keyif, iskele
meydaninda alacaginiz, daha da iyisi Istanbul'dan gelirken birlikte getireceginiz
sucuklari, sahilde çakillar üzerinde yakacaginiz ateste kizartip
afiyetle yemektir. Ates yakarken, aman dikkat.. Isiniz bittikten sonra
da atesin söndügüne emin olmadan oradan ayrilmayin!
Kir lokantasinin hemen
altinda Kalpazankaya Plaji yer alir. Özellikle bahar aylarinda marti
sesleri arasinda, çakillar üzerinde yürümenin keyfine
doyum olmaz. Yaz aylarinda ise motorlar iskeleden buraya akin akin yolcu
tasir.
Dönerken, eger
orman yoluna tirmanma enerjisi bulamazsaniz, asfalt yolu izleyin. Rahat
bir parkurda yürümenin zevkini çikartirken çevreyi
seyredin. Her iki yani eski kösklerle süslü Gönüllü
Sokak'ta hos fotograflar çekebilirsiniz. Cennet Bahçesi,
Aya Yorgi Kilisesi, terkedilmis Dimitrakopulo köskü, ögretmenevi
derken kendinizi iskele meydaninda bulacaksiniz.
Vapuru beklerken,
çevreye yayilan o hos çörek kokulari sizi bir pastanenin
önüne çekebilir. Burada içeceginiz bir çay,
adadaki hos anilarinizi gözden geçirme firsati verecektir.
|